Şu an müsaitiz

Anksiyete Tedavisi

Kaygı bozukluğu olarak da bilinen anksiyete bozukluğu, ortada gerçek bir tehdit olmasa bile aşırı ve uzun süreli kaygı ve korku hissi, kaçınma davranışıyla seyreden, günlük yaşamı işlevsel olarak etkileyen bir sorundur. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2021 yılında dünya genelinde 359 milyon kişide anksiyete bozukluğu görülmüş ve bu durum, en yaygın ruhsal bozukluk olarak kayıtlara geçmiştir.

Bilimsel temelli psikoterapi yöntemleriyle kaygı bozukluğu yönetilebilir bir çerçeveye kavuşmakta, çoğu birey işlevselliğini yeniden kazanmaktadır. Anksiyete belirtileri günlük yaşamınızı zorlaştırıyorsa değerlendirme için iletişim formunu doldurabilirsiniz.

  • Bursa / Nilüfer

Sizinle İletişime Geçelim

Size en uygun olanı seçin, dilerseniz yazın dilerseniz arayın.

Hafta içi 09:00 - 18:00 arası ulaşabilirsiniz

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anksiyete bozukluğu, kişinin gelecekteki olası bir tehdide karşı yaşadığı, gerçek duruma kıyasla orantısız biçimde yoğun ve sürekli kaygı hissetmesine yol açan bir sorundur. Normal kaygıdan farklı olarak haftalarca sürer, kontrol edilmesi güçtür ve iş, ilişki ile sosyal yaşamı olumsuz etkiler.

anksiyete bozukluğu nedir

Kaygı, sınav ya da iş görüşmesi gibi durumlar karşısında herkeste görülebilen doğal bir tepkidir. Fakat orantısız, şiddetli ve işlev bozucu hale geldiğinde klinik bir sorun olarak ele alınır. Kaygı, anlık bir tehlikeye verilen tepkiyken kaygı bozukluğu, gelecekteki belirsiz bir tehdit beklentisini içerir.

Anksiyete bozukluğu, tek tabloyla sınırlı olmayan bir başlıktır ve altında birbirinden farklı bozuklukları barındırır.

Anksiyete Bozukluğu Çeşitleri Nelerdir?

Anksiyete çeşitleri, ortak bir aşırı kaygı zemininde buluşsa da tetikleyici, odak ve seyir bakımından birbirinden ayrılır. Her birinin kendine özgü bir korku örüntüsü vardır.

Yetişkinlerde en sık karşılaşılan anksiyete türlerinden bazıları şunlardır:

  • Yaygın anksiyete bozukluğu, iş, sağlık ve gündelik sorumluluklar gibi pek çok konu etrafında şekillenen, kontrol edilmesi zor ve sürekli bir endişeyle kendini gösterir.
  • Sosyal anksiyete bozukluğu, başkaları tarafından yargılanma, izlenme ya da olumsuz değerlendirilme korkusudur. Sosyal anksiyete belirtileri çoğu zaman toplum önünde konuşma ve göz teması gibi durumlarda belirginleşir.
  • Panik bozukluk, beklenmedik biçimde gelen yoğun panik atakların yinelemesi ve yeni bir atak yaşama korkusuyla tanımlanır.
  • Agorafobi, kaçmanın güç ya da yardım almanın zor olacağı düşünülen kalabalık, açık veya kapalı ortamlardan kaçınma biçiminde görülür.
  • Özgül fobiler ve fobik anksiyete, belirli bir nesne ya da duruma karşı orantısız ve yoğun korku hissini ifade eder.
  • Ayrılık kaygısı, duygusal bağ kurulan kişilerden ayrı kalmaya ilişkin aşırı kaygıyı içerir ve yetişkinlikte de görülebilir.

Anksiyete Bozukluğu Neden Olur?

Kaygı bozukluğu, tek nedene bağlanamayan; genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin karşılıklı etkileşimi sonucu ortaya çıkabilen bir durumdur. Beynin tehdit yanıtı veren bölgelerindeki işleyiş farklılıkları, stres ve bireysel yatkınlık bir araya geldiğinde belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak bu risklerin varlığı, kişide kesinlikle anksiyete bozukluğu meydana geleceği anlamını taşımaz.

Anksiyete bozukluğunun oluşumunda birkaç etken öne çıkar. Bunlar birbirinden bağımsız değildir, çoğu zaman birlikte rol oynar:

  • Ailede anksiyete bozukluğu öyküsü bulunması nedeniyle kalıtsal yatkınlık
  • Beyindeki tehdit ve alarm sistemlerinin aşırı duyarlı çalışması
  • Yaşanan kayıplar ve süreğen stres
  • Aşırı korumacı ya da öngörülemez bir ortamda büyümek
  • Beyindeki serotonin ve GABA gibi kimyasal ileticilerdeki dengesizlikler

Bedensel hastalıklarla anksiyete arasındaki ilişki ise çift yönlüdür. Kişinin sağlık sorunları kaygıyı tetikleyebildiği gibi, anksiyete bozukluğu da bunları ağırlaştırabilir.

Anksiyete Bozukluğu Belirtileri

Anksiyete belirtileri hem bedende hem de düşünce ve davranış düzeyinde eş zamanlı olarak görülebilir. Anksiyete fiziksel belirtileri çoğu zaman bir bedensel hastalık sanılarak yanlış değerlendirilir; oysa bunlar bedenin alarm tepkisinin doğal yansımalarıdır.

Bedensel düzeyde sık görülen kaygı bozukluğu belirtileri şunlardır:

  • Kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma ve nabız hızlanması
  • Nefes darlığı ve hızlı soluk alıp verme
  • Terleme, titreme ve ellerde soğukluk
  • Kaslarda gerginlik, baş ağrısı ve yorgunluk
  • Mide bulantısı, sindirim sorunları ve boğazda düğümlenme hissi
  • Baş dönmesi, uyuşma ve karıncalanma

Düşünce ve davranış düzeyinde ise farklı bir örüntü oluşabilir. Bu belirtiler, bireyin vereceği kararları ve ilişkilerini etkileyebilir:

  • Kötü bir şey olacağına dair sürekli beklenti ve felaket senaryoları
  • Odaklanma güçlüğü ve zihinde sürekli dönen endişeler
  • Huzursuzluk, gerginlik ve kolay irkilme
  • Uyku sorunları, gece anksiyetesi olarak adlandırılabilen uykuya dalma güçlüğü
  • Kaygı uyandıran ortam ve durumlardan kaçınma

Anksiyete Bozukluğu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Olağan kaygı ile klinik düzeydeki anksiyete bozukluğu arasındaki sınır, çoğu zaman şiddet, süre ve işlev kaybı ölçütleriyle belirlenir. Aşağıdaki tabloda, olağan kaygı ile profesyonel destek gerektiren kaygı bozukluğunun özellikleri yer almaktadır.

ÖzellikOlağan KaygıProfesyonel Destek Kriteri
YoğunlukDuruma uygun, orantılı endişeGerçek tehditle orantısız, yoğun korku
SüreTetikleyici geçince azalır, birkaç günle sınırlıHaftalarca, çoğu zaman aylarca süren
İşlevsellikGünlük yaşamı aksatmazİş, ilişki ve sosyal yaşamı belirgin biçimde bozar
KontrolKişi endişesini yönetebilirEndişe kontrol edilemez hale gelir
KaçınmaBelirgin kaçınma yokturKaygı veren ortamlardan sürekli kaçınma görülür
Bedensel etkiGeçici, hafif belirtilerÇarpıntı, nefes darlığı gibi yineleyen belirtiler

Anksiyete bozukluğunun tedavi edilebilir bir durum olduğunu bilmek, destek arayışını kolaylaştırabilir. Buna karşın Dünya Sağlık Örgütü, bu sorunu yaşayan bireylerin yalnızca yaklaşık 4’te 1’inin tedavi gördüğünü bildirmektedir.

Genel tıp dergisi olan Lancet’te yayımlanan bir derlemeye göre, herhangi türdeki bir anksiyete bozukluğu olan yetişkinlerin %48-68’i, yaşamının bir döneminde ikincil bir anksiyete bozukluğu çeşidi için de tanı ölçütlerini karşılar. Bununla birlikte kaygı bozukluğu, bazı durumlarda depresyonla birlikte da seyredebilir. Bu nedenle şikayetlerin ağırlaşmadan tedaviye başlanması oldukça önemlidir.

Anksiyete Bozukluğu Tedavi Yöntemleri

Anksiyete tedavisinin temel basamağı, bilimsel kanıtlara dayanan psikoterapi yaklaşımlarından oluşur. Terapi süreci belirtileri bastırmayı değil, kaygının işleyişini anlaşılır kılmayı ve kişiye baş etme becerileri kazandırmayı hedefler.

anksiyete tedavisi

Kaygı bozukluğu tedavisinde sıklıkla uygulanan bilişsel davranışçı terapi, kaygıyı besleyen otomatik düşünceleri ve felaketleştirme örüntülerini fark etme, ardından bu düşünceleri gerçekçi biçimde yeniden değerlendirme aşamalarını içerir.

Sürecin bir diğer bileşeni ise maruz bırakmadır. Birey, kaçındığı durumlarla güvenli ve kademeli biçimde yüzleşerek kaçınma kısır döngüsünü kırar ve beklenen olumsuz sonucun gerçekleşmediğini deneyimler. Böylece anksiyete ile başa çıkma kapasitesi, kalıcı bir biçimde güçlenir.

Kaygıyla tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Anksiyete tedavisi Bursa arayışındaki bireyler, kaygının yaşamlarındaki etkisini azaltmak için psikologla iletişime geçebilirler.

Anksiyete Bozukluğu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Anksiyete bozukluğu tehlikeli midir?

Anksiyete bozukluğu yaşamı tehdit eden bir durum değildir, ancak tedavi edilmediğinde depresyon ve uyku sorunları gibi pek çok risk oluşturabilir. Süreğen kaygı, kalp-damar sağlığını da olumsuz etkileyebilir. Bu olası sonuçların önüne geçmek için erken dönemde destek almak önemlidir.

Anksiyete vücutta nereye vurur?

Anksiyete bedende birden fazla sistemi etkiler. En sık kalpte çarpıntı, göğüste sıkışma; solunumda nefes darlığı; kaslarda gerginlik ve baş ağrısı biçiminde görülür. Sindirim sisteminde mide bulantısı ve rahatsızlık, ayrıca uyuşma, titreme ve baş dönmesi de yaygın anksiyete fiziksel belirtileri arasındadır.

Panik atak ile anksiyete arasındaki fark nedir?

Anksiyete, tehdide karşı bir endişe hali yaratır. Panik atak ise dakikalar içinde doruk noktasına ulaşan ani ve yoğun bir korku atağıdır; çarpıntı, nefes darlığı ve kontrolü kaybetme hissi gibi belirtiler eşlik eder. Panik atakların tekrarlıyor olması, panik bozukluğuna işaret edebilir.

Anksiyete kendiliğinden geçer mi?

Hafif ve duruma bağlı oluşan kaygı, tetikleyici ortadan kalktığında azalabilir. Kaygı bozukluğu ise tedavi edilmediğinde çoğu zaman daha uzun sürer, hatta zamanla ağırlaşabilir. Belirtiler haftalarca devam ediyor ve günlük yaşamı etkiliyorsa destek alınması gerekir.