Şu an müsaitiz

Depresyon Tedavisi

Depresyon, kişinin nasıl hissettiğini, düşündüğünü ve davrandığını etkileyen yaygın bir psikolojik rahatsızlıktır. Çoğu kişiyi sürekli bir üzüntü, boşluk hissi ve daha önce keyif alınan etkinliklere karşı ilgi kaybına sürükler. Şikayetler, günün büyük bir bölümünde hissedilir ve en az iki hafta boyunca sürer.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık %5,7'si depresyon yaşamaktadır; ancak tedavi edilebilir niteliktedir. Depresyon tedavisi hakkında bilgi almak isteyen bireyler, whatsapp üzerinden iletişime geçebilirler.

  • Bursa / Nilüfer

Sizinle İletişime Geçelim

Size en uygun olanı seçin, dilerseniz yazın dilerseniz arayın.

Hafta içi 09:00 - 18:00 arası ulaşabilirsiniz

Depresyon Nedir?

Depresyon (depresif bozukluk), en az iki hafta boyunca süren çökkün ruh hali ve ilgi-istek kaybına yol açan bir duygu durum bozukluğudur. Kişinin uyku, iştah, enerji ve düşünce süreçlerini etkiler; günlük işlevselliği belirgin bir biçimde bozar. Geçici üzüntüden farklı olarak kendiliğinden geçmez.

depresyon nedirDepresyon; günlük yaşamı, ikili ilişkileri ve iş ya da okul performansını etkileyebilen ciddi ancak tedavi edilebilir bir durumdur. Bir-iki gün içinde geçen üzüntü ya da zor bir olayın ardından gelen geçici keder, depresyon ile karıştırılmamalıdır. Depresyon bir kişilik zayıflığı değildir ve kişinin yalnızca kendini toparlamasını beklemekle geçmez. Yaygın olarak görülen, gerçek bir sorundur.

Depresyon Neden Olur?

Depresyonun tek nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, beyin kimyasında rol oynayan maddelerin dengesizliği, hormonal değişiklikler ve stresli durumlar gibi pek çok nedeni olabilir. Bunlara ek olarak travma, kayıp, ilişki sorunları ve bazı rahatsızlıklar da depresyonu tetikleyebilir.

Depresyon riskini artıran durumlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • Yaşanan travmalar ve kayıplar, stres
  • İş, evlilik ve ilişki sorunları
  • Menopoz, andropoz, gebelik ve lohusalık dönemi gibi hormonal değişiklikler
  • Kalıtsal yatkınlık ve daha önce depresyon geçirmiş olmak
  • Aşırı alkol ve madde kullanımı
  • Başka bir hastalık geçiriyor olmak
  • Mevsim veya şehir değişiklikleri, yeni yaşam koşullarına uyum sağlamaya çalışıyor olmak
  • Kullanılan bazı ilaçlar
  • Düzensiz uyku ve yeme alışkanlıkları
  • Anksiyete bozuklukları
  • Düşük sosyoekonomik düzey

Bu etkenler birer risk faktörüdür ve tüm depresyon nedenleri bunlarla sınırlı değildir. Bu durumların varlığı, depresyonun kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez.

Depresyon Ne Kadar Yaygındır?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), küresel olarak yaklaşık 332 milyon kişinin depresyonla yaşadığını ve hastalığın kadınlarda, erkeklere kıyasla yaklaşık 1,5 kat daha sık görüldüğünü bildirmektedir. Cleveland Clinic verilerine göre ise her 10 kişiden yaklaşık 3 yetişkin, yaşamlarının bir bölümünde depresyon tanısı almaktadır.

Depresyon Türleri Nelerdir?

Depresyon, ortak belirtileri paylaşan birkaç farklı bozukluğun ortak adıdır. En çok bilinen türler majör depresif bozukluk, sürekli depresif bozukluk (distimi), mevsimsel, doğum sonrası ve psikotik depresyondur. Süre, şiddet ve tetikleyici açısından her depresyon türü birbirinden farklıdır. Depresyon türlerinden bazıları aşağıdakiler gibidir:

  • Majör Depresif Bozukluk: Günlük yaşamı etkileyen, en az iki hafta süren yoğun çökkünlük ve ilgi kaybıdır. En sık görülen türdür.
  • Sürekli Depresif Bozukluk (Distimi): En az iki yıl süren, şiddeti daha hafif olabilen ancak süreklilik gösteren kronik depresyondur. İyileşiyormuş gibi hissedilen dönemler, iki aydan uzun sürmez.
  • Psikotik Depresyon: Ağır depresyona sanrı ve gerçeklikten kopma gibi psikotik belirtilerin eşlik ettiği tablodur.
  • Atipik Depresyon: Yaşanan olumlu olaylarla geçici olarak düzelen duygu durum, aşırı uyku, iştah artışı ve vücutta hissedilen ağırlık hissiyle öne çıkar.
  • Melankolik Depresyon: Keyifsizlik, sabah erken uyanma ve belirgin iştah kaybıyla seyreder.
  • Mevsimsel Depresyon: Genellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkıp ilkbahar-yaz aylarında hafifleyen, gün ışığı ve mevsim değişimiyle ilişkili türdür.
  • Doğum Sonrası (Lohusa) Depresyonu: Gebelik sonrası haftalarda veya aylarda görülen, hormonal ve psikolojik etkenlerle ilişkili depresyondur.
  • Regl Öncesi Disforik Bozukluk: Regl döneminden önce belirginleşen duygu durum değişiklikleridir.
  • Bipolar Bozukluk (Manik Depresyon): Tipik depresyon belirtilerinin yaşandığı çökkünlük evresi ile aşırı coşku, hareketlilik ve sanrılara varan öz güvenin hakim olduğu manik evrenin birbirini izlediği tablodur.

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Depresyon belirtileri; günün büyük bölümünde ve neredeyse her gün görülen çökkün duygu durum, ilgi-istek kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri, yorgunluk, değersizlik duyguları ve dikkat dağınıklığını kapsar. Belirtilerin en az iki hafta sürmesi ve işlevselliği bozması, geçici olarak hissedilen üzüntüden ayırt edici özelliğidir.

depresyon belirtileriBelirtiler kişiden kişiye değişebilir. Yaygın görülen bazı depresyon belirtileri şunlardır:

  • Günün büyük bölümünde devam eden sürekli ve yoğun bir üzüntü hissi yaşamak
  • Daha önce çok keyif alınan rutin aktivitelere ve hobilere karşı ilgiyi tamamen kaybetmek
  • Geceleri uykuya dalmakta zorlanmak veya gün içinde normale kıyasla aşırı uyumak
  • Yeme alışkanlıklarında iştah değişimleri ve buna bağlı olarak ani kilo farklılıkları gözlemlemek
  • Yeterince dinlenilmesine rağmen sürekli yorgunluk ve açıklanamayan düşük enerji hissetmek
  • Sosyal çevreden, arkadaşlardan ve aileden soyutlanarak hızla içe kapanmak
  • Basit konularda dahi karar vermekte zorluk çekmek ve zihinsel odaklanma problemleri yaşamak
  • Genel öz güven kaybı yaşamak ve kendini değersiz hissetmek
  • Geçmişte yapılan küçük hatalara takılıp yoğun ve yersiz bir suçluluk duygusu geliştirmek
  • Biyolojik bir sorun olmamasına rağmen cinsel istekte ve cinsel fonksiyonlarda belirgin azalma yaşamak
  • Kendine zarar verme düşüncelerine yoğunlaşmak veya intihar eylemlerine meyil göstermek

Bazı kişilerde öne çıkan belirti yoğun kaygı (anksiyete) ve huzursuzluktur. Umutsuzluk ve çaresizlik o kadar yoğunlaşabilir ki birey, bu durumdan hiçbir zaman çıkamayacağını düşünebilir. Enerji düzeyi düşer; iş, aile, para ve sağlık gibi konular, zihni aşırı meşgul eder. Duygu durum değişiklikleriyle birlikte iştah ve kilo kaybı çoğu kişide görülür. Uyku bozukluğu da çok sık rastlanan bir belirtidir, dalgınlık ve unutkanlık bunlara eşlik edebilir.

Depresyon ile Normal Üzüntü Arasındaki Fark

Geçici üzüntü ve yas, zorlu yaşamsal olaylara verilen olağan tepkilerdir ve yoğunlukları zamanla azalır. Depresyon ise iki haftadan uzun sürer, işlevselliği bozar ve profesyonel destek gerektirir. Yas durumunda benlik saygısı korunurken depresyonda değersizlik ve suçluluk duyguları öne çıkar.

ÖzellikGeçici Üzüntü / YasDepresyon
SüreBirkaç gün ile sınırlı, zamanla azalırİki haftadan uzun, çoğu gün süren
YoğunlukGünlük yaşamı ciddi biçimde engellemezGünlük işlevselliği belirgin biçimde bozan
Benlik saygısıKorunur; kişi kendini değersiz görmezDeğersizlik ve ağır suçluluk duyguları
TetikleyiciBelirli bir olaya bağlıdırBelirgin bir neden olmadan da sürebilir
SeyirÇoğunlukla kendiliğinden geçerTedavi edilmezse uzayabilir, derinleşebilir

Depresyon Tedavi Yöntemleri

Depresyon tedavisi, çoğunlukla psikoterapi ile yürütülür. Orta ve ağır depresyon durumlarında hekimin uygun gördüğü ilaç tedavisi ve terapi birlikte uygulanabilir. Hafif depresyonda öncelikli tedavi seçeneği psikoterapidir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), depresyon konusunda etkili olan psikoterapi yöntemleri arasında yer alır.

depresyon tedavisiDepresyonda İyileşme Sürecini Destekleyen Adımlar

Depresyon tedavisinin yanı sıra bazı günlük alışkanlıklar kazanmak, iyileşme sürecini destekleyebilir:

  • Daha önce keyif alınan etkinliklere küçük adımlarla geri dönmek
  • Aile ve arkadaşlarla bağlantıyı sürdürmek
  • Kısa yürüyüşler gibi düzenli fiziksel aktivite yapmak
  • Mümkün olduğunca düzenli uyumak ve dengeli beslenmek
  • Alkolden uzak durmak
  • Güvenilen biriyle duyguları paylaşmak

Bu adımlar tedavinin yerini tutmaz; profesyonel desteği tamamlayıcı niteliktedir.

Depresyonun Tekrar Etmesini Önlemek

Depresyonun yinelemesi riskini azaltmanın yolu, tedaviyi uzmanın önerdiği biçimde ve eksiksiz bir şekilde tamamlamaktır. Stresin yoğun olarak yaşandığı durumlarda mümkünse stres etkenlerini azaltan önlemler almak ve aile içi iletişim sorunları konusunda psikoterapiye başvurmak da depresyonun tekrarlama riskini azaltacaktır.

Depresyon belirtilerinin günlük yaşamını etkilediğini fark eden bireyler için profesyonel destek almak, iyileşme yolunda atılan büyük bir adımdır. Bursa depresyon psikolog arayışındaysanız ve depresyon tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız iletişime geçebilirsiniz.

Depresyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Ağır depresyon belirtileri nelerdir?

Ağır depresyon belirtileri; günlük işlevselliği büyük ölçüde engelleyen yoğun çökkünlük, neredeyse tüm etkinliklere karşı ilgi kaybı yaşamak, belirgin uyku ve iştah bozuklukları, yoğun değersizlik-suçluluk duyguları ve intihar düşünceleridir. Sanrı gibi psikotik belirtiler eşlik edebilir. Bu durumların her biri, gecikmeden bir uzman değerlendirmesi gerektirir.

Ameliyat sonrası depresyon nasıl atlatılır?

Ameliyat sonrası depresyon, bedensel iyileşme süreci, hareket kısıtlılığı ve hastalık stresiyle ilişkili olabilir. Düzenli uyku, mümkün olduğu kadar fiziksel aktivite, yakınlarla bağlantı kurma ve duyguları paylaşma, daha iyi hissedebilmek konuda destek sağlayabilir. Belirtiler iki haftadan uzun sürer ya da işlevselliği bozarsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması önerilir.

Depresyon karın ağrısı yapar mı?

Evet, depresyon bedensel belirtilerle de seyredebilir. Karın ağrısı, mide-bağırsak yakınmaları, baş ağrısı ve genel ağrılar bu şikayetler arasındadır. Bu yakınmalar, yapılan tıbbi incelemeler sonucunda açıklanamayabilir. Bedensel belirtilerin tıbbi nedenleri elendikten sonra, depresyon açısından değerlendirilme yapılması yararlı olur.

Grip depresyonu tetikler mi?

Grip gibi enfeksiyonlar sırasında yaşanan halsizlik, iştahsızlık ve isteksizlik, geçici bir çökkün ruh haline yol açabilir. Fakat bazı enfeksiyon hastalıkları, depresif belirtileri tetikleyebilir. Belirtiler, hastalık geçtikten sonra da iki haftadan uzun sürerse bunun bir depresyon olup olmadığı değerlendirilmelidir.