Panik Atak Tedavisi
Panik atak, gerçek bir tehlike olmadığı halde aniden başlayan, yoğun korku ve rahatsızlık hissiyle seyreden bir sorundur. Çarpıntı, nefes darlığı, terleme ve titreme gibi panik atak belirtileri dakikalar içinde en yüksek düzeye ulaşır ve çoğu zaman kısa süre içerisinde hafifler. Tekrarlayan ataklar zamanla panik bozukluk tablosuna dönüşebilir.
Belirtilerin bir uzman eşliğinde değerlendirilmesi ve kişiye uygun bir panik atak tedavisi planının oluşturulması, bireyin yaşam kalitesini korumaya yardımcı olacaktır. Panik atak tedavisi konusunda destek almak için whatsapp üzerinden ulaşabilirsiniz.
- Bursa / Nilüfer
Sizinle İletişime Geçelim
Size en uygun olanı seçin, dilerseniz yazın dilerseniz arayın.
Panik Atak Nedir?
Panik atak, görünür bir neden olmadan aniden ortaya çıkan, yoğun korku ile birlikte güçlü bedensel tepkilerin görüldüğü kısa süreli bir ataktır. Belirtiler genellikle 10 dakika içerisinde doruğa ulaşır. Panik atak yaşamı tehdit etmez; ancak kişide “başıma kötü bir şey gelecek” şeklinde güçlü bir korku yaratır.

Tekrarlayan ve beklenmedik ataklarla birlikte yeni atak yaşama korkusu sürekli hale gelirse bu duruma panik bozukluk denir. Bazı bireylerde, atak yaşamaktan korkulan yer ve durumlardan kaçınma anlamına gelen agorafobi de buna eşlik eder. Bireylerin %60‘ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar.
Agorafobi yaşayan kişiler yalnız başına evde kalamaz, sokağa yalnız çıkamaz, araçlarına, asansöre binemez, dar sokak ya da köprülerden geçemez, pazar yeri, büyük mağazalar gibi kalabalık yerlere ya hiç giremez olurlar ya da ancak yanlarında birisi ile yoğun bir endişe ve rahatsızlık duyarak bu tür yerlere gidebilirler.
Panik Atak Ne Sıklıkla Görülür?
Panik atak, toplumda yaygın görülen bir sorundur. Toplumdaki her 100 kişiden yaklaşık 3-4’ü, yaşamı boyunca en az bir kere panik atak yaşamıştır. Panik bozukluk ise bazı kaynaklara göre toplumun yaklaşık %2-3’ünü etkiler. Panik atakların yaşam boyu görülme sıklığı, %8 ile %23 arasında bildirilir.
Panik atak belirtileri, çoğunlukla geç ergenlik ya da erken yetişkinlik döneminde başlar. Ayrıca panik bozukluk, kadınlarda erkeklere göre yaklaşık iki kat daha sık görülür; çocuklarda ve ileri yaşlardaki bireylerde daha seyrek rastlanır.
Panik Atak Neden Olur? Panik Atak Nedenleri
Panik atak nedenleri tek unsura bağlanamaz; biyolojik yatkınlık, psikolojik etkenler ve çevresel stres bir arada rol oynar. Beynin tehdit algısını düzenleyen bölgelerindeki aşırı duyarlılık, genetik yatkınlık ve yoğun stres, atakların ortaya çıkışında belirleyicidir.
Biyolojik ve Genetik Etkenler
Beyinde korku tepkisini düzenleyen amigdala bölgesinin aşırı çalışması ve beyin kimyasında yaşanan dengesizlikler, panik atakla ilişkilendirilebilir. Yapılan çalışmalara göre panik bozukluğun kalıtsal bir bileşeni bulunmaktadır. Cleveland Clinic verilerine göre, birinci derece akrabasında panik bozukluk bulunan bireylerde risk, yaklaşık %40 oranında artar.
Psikolojik ve Çevresel Etkenler
Yoğun ya da birikmiş stres, kişinin hayatında yaşadığı önemli değişimler ve kayıplar, panik atakları tetikleyebilir. Çocukluk döneminde yaşanan travmatik deneyimler de yatkınlığı artırır. Bedensel belirtileri “kalp krizi geçiriyorum” biçiminde felaketleştirerek yorumlamak, korkuyu büyüten bir kısır döngü oluşturabilir.
Panik Atağı Tetikleyebilen Etkenler
Bazı durum ve maddeler, panik atağa yatkınlığı olan bireylerde atakları tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. En çok bilinen tetikleyicilerden bazıları şunlardır:
- Kafein, nikotin ve alkol gibi maddeler ile bazı uyarıcıların kullanımı
- Uyarıcı ya da yatıştırıcı maddelerin aniden bırakılması
- Yoğun stres, aşırı yorgunluk ve düzensiz uyku
- Hızlı ve yüzeysel nefes alıp verme
- Açlık veya kan şekerindeki ani değişimler
Panik Atak Belirtileri ve Karakteristik Özellikler
Amerikan Psikiyatri Birliği’nin ölçütlerine göre yaşanan krizin panik atak olarak tanımlanabilmesi için, aniden yükselen yoğun korkuya aşağıdaki belirtilerden en az dördünün eşlik etmesi gerekir.
Yaşanabilecek fiziksel panik atak belirtilerinden bazıları şu şekildedir:
- Çarpıntı, hızlı ya da düzensiz kalp atışı
- Nefes darlığı, boğuluyormuş gibi hissetme
- Terleme, titreme, üşüme ya da ateş basması
- Göğüste sıkışma veya psikolojik kalp ağrısı olarak da bilinen göğüs ağrısı
- Bulantı, karın ağrısı ve baş dönmesi
- Ellerde ve ayaklarda uyuşma ya da karıncalanma
Bazı bilişsel ve duygusal panik atak belirtileri ise aşağıdakiler gibidir:
- Kontrolünü kaybetme ve “çıldırma” korkusu
- Yoğun ölüm korkusu, başına kötü bir şey geleceği hissi
- Kendini ve çevreyi gerçek dışı hissetme
Panik atak belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır. Şikayetler, genellikle 10 dakika içerisinde en şiddetli düzeye ulaşır ve çoğu zaman 5-20 dakika sonra geriler. Uyku sırasında ortaya çıkan gece panik atak tablosu da görülebilir; kişi, çarpıntı ve nefes darlığıyla aniden uyanır.
Panik Atak Nasıl Olur?
Panik atak, beynin gerçek bir tehlike yokken alarm tepkisi vermesiyle başlar. Tehdit algılandığında salgılanan adrenalin, bedeni harekete hazırlayan savaş ya da kaç tepkisini tetikler. Kalbin hızlanması, nefesin sıklaşması ve kasların gerilmesi gibi bedensel değişimler, yoğun bir korku duygusuyla birleşerek panik atağı tetikler.
Bedenin sempatik sinir sistemi, gerçek bir tehlike anında bireyi savunmaya hazırlar. Panik atakta ise sistem, ortada somut bir tehdit olmadan devreye girer. Bu nedenle atak, çoğu zaman beklenmedik biçimde, durduk yere geliyormuş gibi yaşanır.
Belirtiler aniden başlar, ilk dakikalarda en şiddetli düzeye ulaşır, ardından yavaşça hafifler. Birey, bu sırada çarpıntıyı ya da nefes darlığını “kalp krizi geçiriyorum” biçiminde yorumlarsa korkusu daha da artar. Artan korku, bedensel belirtileri güçlendirir ve kendi kendini besleyen bir kısır döngü oluşur.
Meydana gelen döngü, yeni atak yaşama kaygısını (beklenti anksiyetesi) körükleyerek sonraki ataklara zemin hazırlar. Örneğin;
- Atak sırasında kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan kişilerin, önlem olarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tuttukları, bu nedenle çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalıştıkları,
- Atak sırasında fenalaşarak bayılacağından korkan kadın hastaların, sokağa çıkmak zorunda oldukları zaman bayılıp yere düştüklerinde bacakları görülmesin diye pantolon giydikleri,
- Baygınken çalınır diye takılarını yanına almadıkları,
- Onu baygın bulanların yardımcı olabilmesi için üzerinde evinin, eşinin/ailesinin adresini, telefon numarasını hatta tıbbi yardım için ulaşabilmek üzere doktorunun kartvizitini üzerlerinde taşıdıkları,
- Gerektiğinde acil yardımı çabuk alabilmek için bütün günlerini hastane bahçesinde geçirmeyi ya da güzergahlarını muayenehane, eczane ve acil servis bulunan yerlerden seçmeyi tercih ettikleri görülmüştür.
Panik Atak Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Tek seferlik bir panik atak ile tekrarlayan ataklardan oluşan panik bozukluk birbirinden farklıdır. Aşağıdaki tablo, hangi durumların çoğunlukla kendiliğinden gerilediğini, hangilerinin profesyonel destek gerektirdiğini özetler.
| Özellik | Tek Seferlik veya Seyrek Panik Atak | Profesyonel Destek Gerektiren Durum |
|---|---|---|
| Sıklık | Hayatta bir veya birkaç kez yaşanır. | Beklenmedik ataklar tekrar tekrar yaşanır. |
| Ataklar arası dönem | Geride kalıcı bir kaygı bırakmaz. | Sürekli “yine olacak” kaygısı (beklenti anksiyetesi) sürer. |
| İşlevsellik | Günlük yaşam büyük ölçüde korunur. | İş, okul ve sosyal yaşam aksar. |
| Kaçınma davranışı | Belirgin kaçınma görülmez. | Yer ve durumlardan kaçınma, agorafobi gelişebilir. |
Panik Atağın Sebep Olduğu Durumlar
Tedavi edilmeyen panik atak ve panik bozukluk, zamanla bireyin yaşamının pek çok alanını etkiler. Tekrarlayan ataklar ve yeni atak yaşama korkusu, kaçınma davranışlarını besleyerek günlük işlevselliği bozar.
Tedavi edilmediğinde ortaya çıkabilecek sorunlardan bazıları şunlardır:
- Atak yaşanan yer ve durumlardan kaçınma, ileri durumlarda agorafobi
- Sosyal ortamlardan uzaklaşma ve ilişkilerde zorlanma
- İş ve okul yaşamında performans düşüşü
- Sürekli kaygı nedeniyle yaşam kalitesinin azalması
- Sık sık tıbbi başvuru ve gereksiz tetkik isteği
- Depresyon ve diğer kaygı bozukluklarının tabloya eşlik etmesi
- Alkol veya madde kullanımına yönelme
- Tedavi edilmeyen olgularda depresyon ve intihar düşüncelerine yönelik riskin artması
Panik Atak Nasıl Geçer? Panik Atak Tedavisi Yöntemleri
Panik atak, çoğu zaman herhangi bir müdahale olmadan 20-30 dakika içinde kendiliğinden geriler. Tekrarlayan ataklarda kalıcı iyileşme ise psikoterapi ile sağlanır. Panik atak tedavisi; atakların sıklığını azaltmayı, beklenti anksiyetesini hafifletmeyi ve kaçınma davranışlarını ortadan kaldırmayı amaçlar.
Psikoterapi
Psikoterapi, panik atak ve panik bozukluk tedavisinin temel bir basamağıdır. Burada amaç, atakları sürdüren düşünce ve davranış örüntülerini değiştirerek belirtileri azaltmak ve bireyin işlevselliğini geri kazandırmaktır.
Bu alanda öne çıkan yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapidir (BDT). BDT yoluyla bedensel duyumlara ilişkin yanlış ve felaketleştiren yorumların fark edilmesi ve bunların gerçekçi düşüncelerle değiştirilmesi hedeflenir. Yaşadığı çarpıntıyı, kalp krizi geçirdiği biçiminde okuyan bir birey, bilişsel yeniden yapılandırma yoluyla bu duyumun zararsız olduğunu adım adım öğrenir.
BDT, maruz bırakma çalışmalarıyla birlikte yürütülebilir. Maruz bırakma noktasında birey, kaçındığı yer ve durumlarla kademeli ve denetimli biçimde yüzleşir. Bunun sonucunda kaçınma davranışının ve agorafobi eğilimininin azalması beklenir. Çarpıntı, baş dönmesi ya da nefes darlığı gibi bedensel duyumlar, terapist eşliğinde güvenli bir ortamda yönetilir. Böylece bu belirtilerin tehlikeli olmadığı deneyim yoluyla öğrenilir.
Terapi süreci, atağı anlamayı kolaylaştıran bilgilendirmeler (psikoeğitim) ile desteklenebilir. Panik atağın ne olduğunu ve neden bedensel belirtilere yol açtığını bilmek, yaşanan korkuyu azaltabilir. Diyafram nefesi, kademeli kas gevşetme ve farkındalık uygulamaları da atak anındaki gerginliği hafifleterek bireye, durumla baş etme becerisi kazandıracaktır.
İlaç Tedavisinin Yeri
Bazı bireylerde psikoterapiye ek olarak ilaç tedavisi de gündeme gelebilir, ancak buna yapılan değerlendirmeler sonucunda bir uzman karar verebilir. Psikolojik destek sürecinde odak nokta, kanıta dayalı psikoterapi uygulamaları ve bireyin baş etme becerilerini güçlendirmektir.
Bursa panik atak tedavisi sürecinde, danışanla güven veren bir terapötik ilişki kurmak, atakların altında yatan kaygı örüntülerini birlikte ele almak ve kişiye özgü baş etme becerileri geliştirmek önemlidir. Panik atakla yaşamak oldukça yorucudur, fakat uygun destek sağlandığında belirtilerin belirgin biçimde azalması mümkündür. Bu süreci yalnız atlatmak zorunda değilsiniz. Bursa panik atak tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Panik Atak Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Panik atak olduğu nasıl anlaşılır?
Panik atak sırasında çarpıntı, nefes darlığı ve titreme gibi belirtiler aniden başlar, dakikalar içinde doruğa ulaşır ve yoğun bir korku eşlik eder. Belirtiler, kalp ve solunum hastalıklarına benzerlik gösterdiği için ilk değerlendirmenin bir hekim tarafından yapılması önerilir.
Panik atak yaşayan kişi ne yapmalı?
Atak anında kişinin bulunduğu yerde güvende olduğunu hatırlaması ve belirtilerin geçici olduğunu kendine anımsatması atak süresinin azalmasına yardımcı olabilir. Tekrarlayan ataklarda bir ruh sağlığı uzmanından destek alınması önemlidir.
Durduk yere panik atak olur mu?
Evet, panik bozuklukta ataklar çoğu zaman belirgin bir tetikleyici olmadan, beklenmedik biçimde ortaya çıkar. Bedenin gerçek bir tehdit yokken alarm tepkisi vermesiyle bu durum ilişkilidir ve atağın durduk yere yaşanması, bu tanının tipik bir göstergesidir.
Panik atak geçiren bir kişi nasıl davranır?
Kişi, genellikle huzursuz ve korkmuş görünür; göğsünü tutabilir, hızlı nefes alıp verebilir ve güvenli bir yere gitmek ya da ortamdan uzaklaşmak isteyebilir. Bunun sonrasında bazı bireyler, atak yaşadıkları yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar.
Psikoterapi